Last Updated on

Merhaba nasılsınız, nasıl geçiyor günleriniz? Benim son günlerim oldukça durgun geçiyor. Çok fazla odaklanamıyorum. Uzun bir tatile ihtiyacım varmış gibi hissediyorum. Bunun sebebi de sanırım bütün arkadaşlarımın tatilde olması. Sosyal medya sayesinde tüm arkadaşlarımın nerede olduğunu görüyorum. Herkesin tatilde olması ve benim hiçbir planımın olmaması canımı çok sıkıyor. Kendimi bu şekilde çok yalnız hissediyorum. İsmim Sinem, 22 yaşındayım. İnşaat mühendisliği 2. Sınıf öğrencisiyim. Mühendislik hep dikkatimi çeken bir meslekti. Küçükken kızlar nasıl prenseslere özenirlerse bende televizyonda gördüğüm mühendislere özenirdim. Bir şeyler icat eden, yeni şeyler anadolu yakası escort üreten, farklı projeler çizen mühendislere bakardım. Nihayet bende onlardan bir tanesi olma yolunda ilerliyorum. Hayallerime ulaşıyor olmam beni çok mutlu ediyor. Ben oldukça durgun bir insanımdır, çok hareketli bir yaşantıya sahip değilim. Sakin ve huzurlu bir hayata sahibim. Çok gürültülü ve sürekli görüştüğüm bir arkadaş grubum yok. Daha çok canım sıkıldığında görüştüğüm ya da dışarı çıkarken yanımda birilerini istediğim için arkadaşlarımla görüşüyorum. Bunun dışında tek başıma zaman geçirmeyi, yalnız kalmayı çok seviyorum. Yalnız kalmak değil de kendimle olmayı çok seviyorum. Kendimle olmayı çok sevdiğim için yanımda uzun süre birinin olmasına pek katlanamıyorum. Bu sebeple spor salonlarından nefret ediyorum, daha çok tek başıma kulaklığımı takıp uzun yürümeyi seviyorum. Yürümeyi sevdiğim için kuvvetli bacaklara sahibim. Kolay kolay yürürken koşarken yorulmam. 53 kiloyum boyum da 1.76. Orantılı ve hemen hemen fit bir vücuda sahibim. Zaten her kadının mutlaka vermesi gereken birkaç kilosu vardır. Saçlarım koyu kahverengi renginde gözlerim ise mavi renginde. Sanırım vücudumda en sevdiğim yerim gözlerim, gözlerimi çok beğeniyorum. Erkeklerde de dikkat ettiğim ilk şey gözleridir, renkli gözlü erkekleri her zaman diğer erkeklere göre daha çekici ve yakışıklı buluyorum. İnsanların gözlerine çok dikkat ederim. Ben yalnız kalmaya çok düşkün bir insan olduğum için eğer hayatımda bir erkek varsa onu hayatıma dâhil etmekte çok zorlanıyorum. Sürekli bir erkekle zaman geçirmek bana ilginç geliyor. Mesela bir erkekle birkaç saat görüştükten sonra hemen bir an önce kendi evime dönüp kendimle kalmak istiyorum. Karşı taraf bunu onu sevmediğim için görüşmek istemediğimi sanıyor, fakat öyle değil. Sadece uzun süre insanlara tahammül edemiyorum. Benim için ideal erkek çok fazla konuşup benim başımı ağrıtmamalı, sürekli görüşmek istememelidir. Ben zaten özlediğimde ararım, konuşmak istediğimde söylerim onun dışında sürekli arayıp sürekli görüşmek isteyen erkeklerden anında soğuyorum. Erkeklerle aramda bir mesafe varsa bu mesafenin aşılmaya çalışılmasından hiç hoşnut olmuyorum, aksine kaçıyorum. Eğer hayatımdaki erkek benim gibi geri duruyorsa bana çekici geliyor, diğer türlü benim gözümde hiçbir farklılığı yok. Bunun dışında dış görünümüne aşırı özen gösteren sürekli şık giyinen erkekler de saçma geliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Name *
Email *
Website